Anasayfa
  Obezite Tedavisi
  Embriyoloji ve Anatomi
  Patogenez Nedir?
  Klinik Semptomlar ve Tanı yöntemleri
  Medikal Yaklaşım
  Cerrahi Yaklaşım
  Laparoskopik Yaklaşım
  Nissen Girişimin Anahtar Noktaları
  Toupet Girişimin Anahtar Noktaları
  Gastroözofageal reflü hastalığı
  Tedavisinde Cerrahiye Dönüş
  Deneyimlerimiz
  Fikir Birliği Beyanatı
  İletişim
GASTROÖZOFAGEAL REFLÜ


Gastroözofageal reflü hastalığı
Tedavisinde Cerrahiye Dönüş!

Batı toplumlarında GERD, toplumun %40'ını etkilemektedir. Bu hastalığın esas etiyolojisi LES'in bilinmeyen bir hasarıdır. Daha nadir nedenler özofagus motilite bozukluğu, bozulmuş özofagus klirensi, gecikmiş mide boşalması ve gastrik asit hipersekres-yonudur. GERD'deki cerrahi girişimler hiatus fıtığının tamiri olarak ilk dönemde ortaya çıkmıştır. Bu girişimler sonucunda nüks çok olup uzun yakalık ile yapılan fundoplikas-yonlar postoperatif disfaji, gaz şişkinliği ve nükse yol açabilmektedir. 1970'lerin başlarında H2 reseptör antagonistleri ve PPİ'ların kullanıma sunulması tüm evrelerdeki özofajitlerin tedavisinde bu ilaçları ilk etap tedavi olarak kullanılmasını gündeme getirmiştir ve böylece cerrahinin kullanımı çok azalmıştır. Son 2 dekatta ABD' de uzun dönem sonuçları iyi olan GERD tedavisinde cerrahi kullanılmaya başlanmıştır. Dikkatlice preop-eratif endoskopi, özofagus manometresi ve 24 saatlik pH metre inceleme yapılarak cerrahiye uygun hastalar seçilmesi gerekir. Floppy Nissen ile 10 yıldan fazla takip edilen edilen hastalarda %80-90 başarılı sonuçlar alındı. Laparoskopik kolesistektomideki başarıdan sonra diğer alanlarda da minimal invaziv cerrahi popüler oldu. Laparoskopik fundoplikasyon bunlar içinde uygun, araştırmaya değer bir ameliyat olarak değerlendirilmelidir. Erken sonuçlar bu uygulama ile açık girişimlere nazaran daha az mortalite ve morbidite olması idi. Bu nedenle amacımız GERD tedavisinde laparoskopik diagnostik ve terapötik girişimlerdir. Gastroenterologlar cerrahide %5-10 morbidite ve <%0.1 mortalite olduğunu, tekniğin bir standardizasyonu olmadığı ve yeterli tecrübeli cerrahın olmamasından yakınmaktadırlar. Hasta seçimi ve teşhisi yetersiz olup yeterli takip yoktur. Cerrahlar ise GERD'lilerde sadece komplikasyonluların cerrahiye verildiği, laparoskopik cerrahinin güvenilir olduğu ve açık cerrahiye göre daha kaliteli bir yaşam sunduğu görüşündedirler (>6000 dökümante edilen girişimde mortalite %0-0.1 .morbidite %3-10 dur ve başarı>%90 dır). Gelecekte gastroenterologların ve cerrahların beraberce GERD hastalarını değerlendirmesi ve tedavi etmesi arzu edilen durumdur. Çok iyi dökümante edilmiş çalışmalar (cerrahi ile medikal tedavi, parsiyel ile total fundoplikasyon) yapılmalıdır. Şu andaki cerrahi kriterleri,PPİ tedavisinin başarısız olması ve uzun dönem tedaviye ihtiyaç gösteren genç hastalardır.Total Nissen'de kısa gastriklerin kesilip kesilmemesi yada hastaların parsiyel fundoplikasyondan  (Toupet)  yarar  görüp
görmeyeceği tam açıklanma getirilmemiş konulardır. Ancak laparoskopik antireflü cerrahisinin belirgin bir yeri mevcut olup ancak bu yerin geniş randomize çalışmalar ile açıkça belirlenmesi gereklidir.sek bir başarı ve düşük bir açığa geçiş oranına sahip olduğunu düşünmekteyiz.

 
 
Copyright www.obezitetedavisi.org By 2009

suBRosa Bilişim Güvencesiyle Yonca Bayrak
www.websitenizkurulur.com